RSS

İLİM TALEBESİNİN SÜSÜ(AMEL SÜSÜ İLE BEZENMEK)

20 Eki

AMEL SÜSÜ İLE BEZENMEK

44- Faydalı İlmin Alametlerinden:

Kendi kendine faydalı ilmin alametlerini sor. Bu alametler şunlardır:

1-  O ilim ile amel etmek,

2-  Tezkiye edilmeyi, övülmeyi ve insanlara karşı kibirlenmeyi hoş görmemek,

3-  İlmin arttıkça tevazunun da artması,

4-  Baş olma sevdası, şöhret arzusu ve dünya sevgisinden kaçmak,

5-  İlim iddiasını bir kenara bırakmak,

6-  Kendi nefsine karşı su-i zanda bulunup yanlışa  düşmemek  için başkasına  karşı  hüsn-ü zan beslemek.

Abdullah b. el-Mubârek selefin ahlâkı zikre- dildiğinde şu dizeyi söylerdi:

Onların zikrini bizimkine kıyas etme,

Yürüyen sağlıklı kötürüm hastaya benzemez.

45- İlmin Zekatı:

Hakkı haykırarak, marufu emrederek, münke- ri nehyederek, maslahat ve mefsedetler arasında denge kurarak, ilmi yayarak, faydalılık isteği ile, makamdan fedakarlık ederek, hakkın ve maru- fun elem verici olayları içinde müslümanlara karşı hüsnü şefaatta bulunarak ilmin zekatını öde. Ebû hurayra radıyallâhu anh’ten rivayete  göre Peygamber sallallâhu  aleyhi ve sellem  şöyle  buyur- muştur: İnsan öldüğü zaman üç şey: sadaka-i ca- riye veya faydalanılan ilim ya da kendisi için dua edecek sâlih bir evlat hariç ameli kesilir.” Muslim ve diğerleri rivayet etmiştir. Bazı ilim ehli şöyle demiştir:(76) “Bu üçü ancak ilmini sarf eden alimde bir araya toplanır. Alimin il- mini sarf etmesi istifade olunan bir sadakadır. Bu ilim sadakasını alan da alimin elinde eğitim gören bir evladıdır.” Bu bezeme hakkında hırslı ol. Çünkü bu ilim semerenin ve ilim şerefinin başıdır. Çok çok infak etmekle artar, tamah etmekle de azalır. Afeti ise ketm edilmesidir. Zamanın bozulduğu, fasıkların baskın oldu- ğu, nasihatin fayda etmediği iddiaları görevi ve tebliği yerine getirmekten seni alıkoymasın. Böyle yaparsan şayet, bu, fasıkların, erdeme karşı çıkıp rezillik sancağını yüceltmek için yaptıkları hileli alışverişlere benzer.

46- Alimlerin Onuru:

“Alimlerin onuru” ile bezenmek ilmin korun- ması, tazim edilmesi, ilmin izzet ve şerefinin korunması demektir. Bu hususta ne kadar sarfeder- sen kazancın ve amelin o kadar olur. Heder ettiğin kadar da elden kaçırırsın. Güç ve kuvvet Aziz ve Hakim olan Allah iledir. Binaenaleyh: Büyüklerin seni mendil gibi kullanmasından veya sefihlerin de sırtına binmesinden sakın ki fetva, kaza, araştırma veya hitapta yumuşak olasın. İlim ile dünya ehlini amaç etme, bu ilim sebebi ile eşiklerinde durup bekleme, ilmi değeri ne kadar büyük olursa olsun ehli olan kimseden başkasına sarf etme. Gözünü ve basiretini geçip gitmiş olan imamların  hal  tercemeleri  ve  hayat  hikayeleri ile şenlendir. Onların hayat hikayelerinde, ilmin himayesi uğrunda nasıl can fedakarlığında bu- lunduklarını göreceksin. Özellikle de bu konuda misalleri bir araya toplamış olan şu eserler: Min Ahlâki’l-‘Ulemâ, Muhammed Suleyman rahimehul- lah(77); el-İslam  beyne’l-Ulemâ  ve’l-Hukkâm, Abdulaziz  el-Bedrî  rahimehullah;  Menâhicu’l-Ulemâ fi’l-Emri bi’l-Marûf ve’n-Nehy ani’l-Munker, Faruk es-Sâmerrâî(78). Bu eserlerde zikredilenlerden kat kat fazlasını İzzetu’l-Ulemâ adlı eserde görebile- ceğinizi ümit ederim. Allah bu eserin tamamlanıp neşredilmesini kolay eylesin. İlim adamları talebelerine el-Cürcânî Ali b. Abdilaziz’e (v. 392 h.) ait kasideyi ezberlemeleri- ni telkin ederlerdi. Bu kasideyi el-Cürcânî’nin hal tercemesine yer veren birçok eserde görmekte- yiz. Kasidenin baş tarafı şöyledir:

Diyorlar ki bana

“Sende büzülme var.”Ancak

Adam gördüler

Zillet makamından alıkonmuş.

İnsanlar gördüm,

Kim yaklaşırsa onlara

Basit kalır yanlarında.

İzzet-i nefis kime cömertse,

İkram olunmuştur o kimse.

İlim ehli ilmi korursa eğer

İlim de onları korur gider,

İçlerinde ilme tazim gösterenler

Kendileri de tazimi hak ederler.

47- İlmin Korunması, Bakımı:

Şayet bir makama erişirsen, hatırla ki seni buraya ulaştıran “ilim talebeliğin”dir. öğretim, fet- va, yargı vb. makama, önce Allah’ın lütfu saye- sinde, sonra ilmin sebebiyle geldin. İlme değerini göster. Amelden payı ne ise onu ver. Hangi mer- tebede olması gerekiyorsa o mertebeye yerleştir. Allah’ın azametinden korku duymayıp “makamı muhafaza etmeyi” esas haline getirenlerin, hak sözü söylemeye dilleri varmayanların ve makam mevki sevgisi kendilerini “nabza göre şerbet” tar- zında hareket etmeye sevk ettiği kişilerin izlediği yoldan kaçın. Allah sana merhameti ile muamele etsin! Dinini, ilmini, kendi şerefini hikmetle, dirayetle ve güzel bir siyasetle korumak sûretiyle kıy- metini muhafaza et. “Sen Allah’ı koru.. Sen rahat iken Allah’ı koru ki sıkıntılı zamanda da o seni korusun..” Sen bu yolda iken zaman sonra makama gerdanlığı boynundan çıkacak olsa da hiçbir sı- kıntı yok. Çünkü bu yergi ve eksiklik anlamı değil övgü manası taşıyan bir azldir. Hayret verici bir durumdur ki, muvaffakıyetin büyük bir kısmından bazı kimselerde dindarlık, tevbe ve Allah’a dönüş ancak “emeklilik”ten son- ra olmaktadır. Her ne kadar tevbesi şerî bir tevbe ise de dindarlığı koca karılarınkine denktir. Çünkü faydası başkasına geçmez. Makam sahibi olduğu zaman, başkasına yararının dokunmasına ihtiyaç bulunduğu durumda ise insanlar içinde fücur ve zararı en büyük kimse olduğunu ya da kalbi do- nuk, dili hakkı söylemez biri olduğunu görürsün. Yüzüstü bırakılmaktan Allah’a sığınırız.

48- Yağcılık Yapmak Değil İdare Etmek:

Yağcılık yapmak seviyesiz bir ahlaktır. İdare etmek ise öyle değildir. Fakat ikisini birbirine ka- rıştırma ki yağcılık seni açık açık münafıklık has- talığına sevk etmesin. Yağcılık öyle bir şeydir ki dinine dokunur.(79)

49- Kitap Sevdası:(80)

Yararının genel olmasından ötürü ilmin şeref- li olduğu malumdur. İlme duyulan ihtiyaç bedenin nefes almaya duyduğu ihtiyaç gibidir. Eksikliğin meydana gelmesi ilimdeki eksiklik miktarıncadır. Lezzet ve sevincin elde edilmesi ilim tahsili kada- rıncadır. Bu sebepten dolayı talebeler ilim talebi ve seçici davranarak kitap toplama konusunda şiddetli bir sevdaya sahiptirler. Bu konuya ilişkin olarak uzun uzun anlatılacak olaylar yaşamışlar- dır. Haberu’l-Kitâb adlı eserde bu konuya ilişkin kayıtlar bulunmaktadır. Allah bu eserin tamamlan- masını ve basılmasını kolaylaştırsın. Binaenaleyh usulü kitaplardan al. Ve şunu bil ki hiçbir kitap ötekinden müstağni değildir. Fikir karmaşası oluşturmaması için kitaplığını boş ki- taplarla, özellikle de bid’atçi kitaplarla doldurma. Çünkü böyle kitaplar etkili birer zehirdir.

50- Kitaplığının Ana Direkleri:

İstidlal yöntemi ile, ahkam illetleri konusunda tefakkuh, meselelerin esrar derinliklerine ulaşma çabası ile dokunmuş kitaplara ehemmiyet verme- lisin. Bu eserlerin en mühimleri Şeyhayn’ın, Şey- hulislam İbn Teymiyye rahimehullah ve İbn Kayyım el-Cevziyye  rahimehullah’ın  eserleridir.  Ayrıca  bu konudaki daha önce ve daha sonraki dönemde dosdoğru yol üzere eser vermiş olan şu kimsele- rin kitapları:

1.  Hafız İbn Abdilberr (v. 463 h.) rahimehullah. En önemli eseri et-Temhîd’dir.

2.  Hafız İbn Kudâme (v. 620 h.) rahimehullah. En başta gelen eseri el-Muğ’dir.

3.  Hafız İbn ez-Zehebî (v. 748 h.) rahimehullah

4.  Hafız İbn Kesîr (v. 774 h.) rahimehullah

5.  Hafız İbn Receb (v. 795 h.) rahimehullah

6.  Hafız İbn Hacer (v. 852 h.)rahimehullah

7.  Hafız Şevkânî, (v. 1250 h.) rahimehullah

8.  İmam  Muhammed  b.  Abdilvahhâb  (v.1206 h.) rahimehullah

9.  Necd davet imamlarının  özellikle i’tikâd ve fıkhî konulara ilişkin eserleri. (Bunların en kap- samlısı ed-Dureru’s-Seniyye fi’l-Fetâva’n-Nec- diyye’dir)

10. Allame es-San’ânî (v. 1182 h.) rahimehul- lah. Özellikle faydalı  bir eser olan  es-Subulu’s- Selâm adlı eseri.

11. Allame Sıddîk Hasen el-Kınvecî (v. 1307 h.) rahimehullah

12. Allame Muhammed el-Emin eş-Şenkîtî (v. 1393 h.) rahimehullah. Özellikle Advâu’l-Beyân adlı eseri.

51- Kitabla Muamele:

Müellifin kitaptaki terminolojisini bilmeden kitaptan istifade edemezsin. Çoğunlukla kitabın mukaddimesi bu hususta aydınlatıcı bilgi verir. Ki- taba mukaddimesini okuyarak başlamalısın.

52- Bu Babdan Olarak:

Bir kitap edindiğin zaman göz gezdirmeden veya mukaddimesini, fihristini ve birkaç konuyu okumadan kitaplığına koyma. Tecrübeyle sabittir ki kitabı kitaplıktaki yerine koyarsın da aradan za- man geçer, bir ömür biter.. ama o kitabı alıp da bakmazsın. Muvaffakıyet bahşeden Allah’tır.

53- Anlaşılır Yazı Yazmak:

Yazı  yazdığın zaman kapalılığını  gidererek anlaşılır biçimde yazmalısın. Bu da

1-  Yazı şeklinin (hattın) açık ve net olması,

2-  İmla kurallarına uygunluk ile sağlanır. Bu hususta (Arapça ile ilgili olarak) birçok eser veril- miştir. En önemlileri şunlardır:

Kitâbu’l-İmlâ, Huseyn Vâlî.(81)

Kavâidu’l-İmlâ, Abdusselam Muhammed Harun.(82)

el-Mufredu’l-Alem, el-Hâşimî(83)

3- Noktalı  ve noktasız  harflere dikkat etmek.(84

4-  Problem olacak yerde hareke koymak.

5-  Ayet ve hadis harici yerlerde noktalama işaretlerini koymak.(85)

(76)   “Tezkiratu’s-Sâmi ve’l-Mutekellim”

(77)   Birkaç defa basılmıştır

(78)   Cidde’de 1407 h. yılında Dâru’l-Vefâ tarafından neşredil- miştir.

(79)   Bkz. el-Ğurabâ, el-Âcurrî” (s. 79-80).

(80)   Bkz. “Ravdatu’l-Muhibbîn” (s. 68-69);  “Miftâhu Dâri’s- Seâde” (s. 81). Bu iki eserde zarif haberler, nükteli hika- yeler bulunmaktadır.

(81)   Basılmıştır. Daha sonra 1405 h. Yılında Dâru’l-Kalem / Beyrut’ta ofset olarak basılmıştır.

(82)   el-Hancî tarafından Mısır’da 1399 yılında 4. baskısı ya- pılmıştır.

(83)   el-Mektebetu’l-Buhâriyyetu’l-Kübrâ / Mısır, 22. baskı

(84)   Çünkü noktalı harfe nokta koymamak, noktasız harfe de nokta koymak karışıklığa yol açar.

(85)   Ahmed Zeki Paşa, “et-Terkîm ve Alâmâtuhû” (1330 h. baskısı)

About these ads
 
Yorum yapın

Yazar Ekim 20, 2011 in İLİM TALEBESİ

 

Etiketler: ,

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logo

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter picture

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook photo

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ photo

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

 
Takip Et

Her yeni yazı için posta kutunuza gönderim alın.

%d blogcu bunu beğendi: